4 Mayıs 2014 Pazar

Hikayeme en başından başlamalıyız bence...


zoey deschanel
10 sene önce....
   Lise hayatım boyunca burnu boktan kurtulmayan sorunlu bir ergendim.Uyuyup yemek yemek,sağa sola isyan dolu cümleler savurmaktan başka bir şey yaptığımı hatırlamıyorum şimdi düşününce.Hep kilo problemim olduğu için lise hayatım boyunca bir erkek sinekle münasebetim olmadı.Ben genelde okulun popüler çocuklarının ''sadece kankası'' olan tiplerdendim.Çoğu kez kız çocuğu olduğumu unuttukları da olurdu.Vücudumdaki ağır yağ kütlesinden mütevellit hımbıldım,tembeldim.Vücudumdan memnun olmadığım için abidik gubidik işlere kalkışarak kendimi daha ucube hallere soktuğum da olmuştu.Gözlerimi simsiyah boyar,aklıma estikçe oramı buramı deldirirdim.İki günde bir evde kıyametleri koparır ''ben okumak istemiyorum'' nidalarıyla yeri göğü inletirdim.Bir Allah kulu da çıkıp enseme iki patlatıp ''adam ol lan yetti senin bu ergenlik bunalımın'' demezdi.Hayatım boyunca hiç ders çalışmadım ben hep son dakika yırtan ballı tiplerdendim.Lise sondayken devamsızlıktan sınıfta kaldım,aslında pratikte kalmadım ama teorikte kalmıştım.Benim yaşımdaki kızlar okuldan kaçıp,kokuşmuş tostçularda gizli saklı sigara içer,arabesk kafelerde sivilceli bebelerle işi pişirirken ben okuldan kaçıp kaçıp eve gelir uyurdum,uyumadan önce de bir tencere makarnayı gömerdim mideye.Hal böyle olunca devamsızlıktan sınıfta kaldığım çıktı ortaya.Annem kıyametleri kopardı,babam -ki beni bu iki ucu boklu değnek durumundan kurtarması tek bir sözüne bakacakken-inat etti,bırak kalsın aklı başına gelsin dedi.Ulan üniversite sınavına girip herkesi şaşırtarak kazanmışım ilk senemde ama gel gör ki liseden mezun etmiyorlar beni derken hopp annem duruma el koydu ve ben ucu ucuna mezun olup kendimi üniversite kapısında buldum.Sınav sonuçlarını beklediğim o yaz hayatımın dönüm noktasıydı,artık kilo verip ben de o sıska kevaşeler gibi olmak istiyordum.Önce pamuk yuttum,sonra kusmaya başladım.Anoreksiya serüvenim böylece başladı.Şimdi bunu okuyup da beynindeki ampülleri yakmaya başlayan varsa aman diyim ben ettim siz etmeyin gençler,sonradan çok fazla zararını gördüm hayatımda.Her neyse üniversiteye başladığım gün 46 kilo el kadar bir kızdım.Ve aynaya baktığım zaman artık gülümsüyordum,okulun merdivenlerinden çıkarken en az 3 kişinin bana baktığını hissediyordum.Bu bakışlar beğeni doluydu tabi ve alışık olmadığım şeylerdi.
    ***
  Üniversite bambaşka bir dünya olacak sanmıştım.Her gece eğlenceler,kampüs çimlerinde kızlı erkekli yayılmacalar,konserler,etkinlikler,kültür bombandırmanı.Kolumda Amerikan kolej filminden fırlamış cillop gibi,bana tapan bir bebe,uzun soluklu ve insanların hayranlıkla baktığı bir ilişki.Sonrasında okul biter evleniriz,süper bir evimiz olur.Ultra modern bir kaynanam ve kayınbabam da olacak tabi ve son sahne yeni evli çifti nikahın ertesi günü Amerikaya master yapmak için yollanır.En temizinden evliliğin ilk 5 senesi çalışmaz,kendimizi ilim irfan yoluna veririz,bize ailelerimiz bakar nolcak ki,hem bu arada Amerikada pineklemeyiz sadece canım,bir yandan da dünyayı bisiklet tepesinde gezen hippi bir çift oluruz.Çocuk mu yoo dostum yoo bak o hiçbir zaman hayallerimin bir parçası olamadı.Benim çocukla ilgili tek hayalim beyaz bir herifle sevgili olup zenci çocuk sahibi olmaktı,bunu da ne zaman bir manitamın yanında dile getirsem enseme tokatı yedim zaten.Her neyse olay böyle olmadı tabi.İlk hafta sınıftan üç velet,çıkma teklif etti (bu lafa da pek uyuz olurum,pek çocukca gelir ama hakikaten yapılan teklifler de pek bebek işi olduğundan duruma en uygun ikileme bu oldu üzgünüm).Nerdeee hayallerimdeki kolejli bebe nerdeee bu üç zirzop.Biri Kayseri'nin bağrından kopup gelmiş muhafazakar bir arkadaşımızdı,hayvan herif teklifin beşinci dakikasında ''yaa var ya Ekimoza sen kapansan çok tatlı olursun inan bak tesettür sana çok yakışır''dedi.Kapalılığa karşı olduğum sanılmasın aksine insanların özgürce yaşamasından yana saygılı ve bir o kadar hümanist bir ablanızımdır ama be göt adam höst yani bi ağır gel demezler mi adama.Baktım ki ben bu adamı kabul edersem hayatım kaynana evinde pastırmalı yumurta yemekten öteye gitmeyecek,reddettim yavrucuğu.Sonra Finikeli bir portakal veliahtı çıktı karşıma.Herif bir evin bir oğluşu,üstelik üniversiteye ilk geldiğinde uzatmalı bi manitası vardı hatun başka bir şehirde okuyordu ama iki günde bir bizim memleketteydi.Gözümün önünde yemedikleri nane kalmamış zamanında,hem herifin niyeti belli uzaktan ilişki sıkmış bebeyi eve atacak hatun arıyor,hal böyle olunca bunu da kibarca reddettim.Sonuncu talibim de zaten benden 10 cm kısaydı,ayrı dünyaların insanlarıydık yani,hakikaten ayrı ama benim etrafımda yağmur yağarken onun etrafı günlük güneşlikti malum yükselti farkı.Sonra bu heriflerin hepsi bana düşman oldu hatta arkamdan ileri geri konuşmaya başladılar.Üniversitenin ilk senesi böyle geçti.Eğitim hayatımda pek parlak sayılmazdı,ilk zamanlar takındığım idealist tavırlar,yok işte okulda kalırım,yüksek lisansı çakarım tavırlarım yerini sene sonuna doğru ''oğlumm ya yaz okulunda 3 ders seçsem,seneye ikisini alttan alsam,yok yarım dönem uzatsam'' tarzı hesap kitap işlerine bıraktı.O yaz,başıma gelecek olaylardan bihaber yaz okulu ders seçimimi yapıp beklemeye başladım.Hayatımı alabora edecek olaylar tam da o yaz başladı.......
                 

6 yorum:

  1. off oldukça zor olmuş olmalı.anoreksiya denen durum allah korusun seni ölüme kadar götürürdü.ahh bazen çevremizdeki insanların en küçük ilgisine ihtiyaç duyuyoruz.o olmadığında da yalnızlaşıyoruz...
    devamını merak ettim açıkcası.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fazlasıyla zor bir süreçti ama hala o sıska günlerimi özlemiyor değilim:)

      Sil
  2. ama ben de merak ettimm devamını...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pelincim devamını yazacağım:)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

... BÜTÜN KIZLAR TOPLANDIK ... Template by Ipietoon Cute Blog Design and Waterpark Gambang