9 Ekim 2015 Cuma

melaba!

son gönderinin üzerinden bir sene geçmiş,
önizleme sayıları onda bire düşmüş,
yorum yazan sıfırın altında beşe inmiş
okuyucular buraya yorum yazıp napcam,
du başka bloglara bakayım demiş gibi.

ölü toprağı serilmiş,
toplanamamış bütün kızlar!

nerdesiniz?
neler yaşadınız bir yıldır?

ben anne oldum,
yalnız kaldım,
şehir değiştirdim..

hep kankasıyla gezip toplu buluşmaya gelmeyenler gibi olmuşuz,
herkes kendi bloğunda yazıyo bişeyler ama
bütün kızlar yine toplansa,
hoş olmaz mı (:

3 Ağustos 2014 Pazar

Sen insansan ben tarla patatesiyim sevgilim!

9 sene önce...
It's Never too late.  Yaz okulu tüm sıkıcılığıyla başlamıştı.Millet yazlık beldelerde götü göbeği yaymış,bronz tenli yaz aşklarına yelkenleri açmışken ben şıpır şıpır ter içinde kampüste deli danalar gibi dolanıyordum.Etrafta numune niyetine bile bir adet yakışıklı yoktu üstelik.Arkadaşım hani tüm inek öğrenciler tipsiz olur,her yakışıklı derslerde çuvallardı diye bir denklem vardı?Nerdee yaz okuluna kalanlar hem kel hem fodul misali tipsiz ve beyinsizlerdi.O sıralar karma bir yurtta kalıyordum.Gel zaman git zaman yemekhanede eğlenceli bir grupla tanıştım.Gruptaki bir çocukla muhabbeti epey ilerlettik,biz bu arkadaşa Neşeli diyelim.Neşeli yerinde duramayan hayat dolu bir tipti.Altına sıçmış görünümü veren bol pantolonlar giyer sabahtan akşama kadar iğrenç hip hop şarkıları dinlerdi ama en azından iki üç kelime konuşabiliyorduk.Bir gün neşeli ''Ekimoza ya bizim bölümde senin gibi Karşıyakalı bir arkadaş var,çok iyi çocuk tanıştırayım sizi,hem ona da senden bahsettim tanışmak istiyor'' dedi.Ben içimden aman ya bu Neşelinin arkadaşından bi cacık olmaz kesin o da böyle hip hopçı bi velettir diye düşünerekten pek sallamadım açıkçası.Aradan 2 gün geçti,ben yurtta gayet camış gibi yayılmış yatarken Neşeli aradı ''Ekimoza sana bahsettiğim arkadaşla yurdun yanındaki cafede oturuyoruz,hadi çık gel tanışın'' demez mi.Önce mırın kırın ettim ama sonra sırf ayıp olmasın diye üstümdeki dizi çıkmış eşofmanım ve makyajsız patatese benzeyen suratımla yurttan çıktım.Cafeye vardığımda içerisi tıklım tıklımdı,sağa sola şöyle bi bakındım hah işte Neşeli tam köşedeki masada oturuyordu,tam yanında da Polat Alemdar kılıklı bi herif tesbih sallıyordu.Allah belanı vermesin Neşeli bu muydu tanıştıracağın herif diye söylene söylene masaya gidiyordum ki Aman Allahım o ne?Yok yok bu insan olamaz,hayır yani o insansa ben neydim,biz neydik,neden geldik dünyaya,amacımız ne,durdurun dünyayı inecek var!!İşte tam orda Neşeli ve Çakma Polat Alemdar'ın karşısında oturuyordu,sırtı bana dönük bir şekilde.Neşeli'nin Ekimozaaa diye seslenmesinden saniyeler sonra dönüp yüzüme baktı ve öyle bir gülümsedi ki o an benim için dünya durmuştu.Allahımm o bembeyaz dişler,o gülüş,o ela gözler.Beynimde ''senin ağzını yerim ben bu zamana kadar nerelerdeydin sennn'' eşliğinde filler halay çekiyordu.
***
  Aradan onca sene geçmesine rağmen hala hafızamı zorluyorum,o an çocuğun elini sıkarken ne demiştim diye ama ııhh gelmiyor aklıma.Zaman durmuş gibiydi.Saatlerce sohbet ettik,zaman nasıl geçti anlamadım.Tek hatırladığım şey o zamanlar cafelerde böyle para atınca istediğin şarkıyı çalan makineler vardı,o gün orda üç kez üst üste Bendeniz'in ''izmirliyim ne haldeyim bir yar sevdim dertlerdeyim'' şarkısı çalmıştı.O bizim şarkımız olmuştu,yani çocuğun bundan haberi yoktu tabi ama ben hayal dünyamda onu düğün şarkımız yapmıştım bile çoktan.İstemeye istemeye yurda döndüm.Henüz ayrılalı yarım saat olmuştu yatağımda uzanıp tavanı seyredip hayaller kurarken telefonum çaldı.Baktım tanımadığım bi numara,açmakla açmamak arasında kaldım.Düşün çocuğun arayabileceği aklıma bile gelmiyor,bir yandan hayaller kuruyorum ama bir yanım da ''deli olma kızım Ekimoza bu çocuk hiç sana bakar mı'' diyor.Alo dememle yatakta hazır ola geçmem bir oldu.Arayan oydu.Dur biz bu bebeye de isim verelim.İsmi Holigan olsun,çünkü ilerleyen zamanlarda çocuğun tam bir futbol holiganı olduğunu öğrenecektim.Biz o gece çocukla abartısız 5 saat telefonda konuştuk.Saatler geçtikçe ben hazır ol pozisyonundan yatakta yayılıp popomu,göbeğimi kaşıyarak konuşacak kıvama geldim.Hayvan gibi esnemeye başlayınca düşünceli çocukmuş tekrar tekrar özür dileyerek telefonu kapattı.Ahh yavrum ne özürü sen iste ben ömür boyu uykusuzluğa razıyım diyemedim tabi.Ertesi gün öğlene kadar arayan soran olmadı saatler geçmek bilmiyor gözüm sürekli telefonda şaşı olmam an meselesi ama aramıyor zalimin oğlu.Kızım çocuk kesin dün sarhoştu o kafayla aradı seni,tabi sabah olup uyanınca ''allahımm ben ne yaptım'' diye pişmanlık ve utanç içinde kıvranıyordur diye düşünmeye başladım.Demek bu aşk buraya kadarmış.Allahım aşkımız bir kelebeğin ömrü kadar bile süremeden bitti diye kendimi yiyip bitiriyordum ki akşam saat 8 gibi telefonum çaldı.Atmaca gibi atıldım telefona ama bi yandan da ''hemen açma Ekimoza az naz yap en azından 5 kez çalsın'' diyor içimdeki yarım akıllı.Ulan sen değil miydin tüm gün telefona bakmaktan şaşı olan,neyin nazını yapıyorsun.En cool,en umursamaz ses tonumla 6. çalışında açtım telefonu...

4 Mayıs 2014 Pazar

Hikayeme en başından başlamalıyız bence...


zoey deschanel
10 sene önce....
   Lise hayatım boyunca burnu boktan kurtulmayan sorunlu bir ergendim.Uyuyup yemek yemek,sağa sola isyan dolu cümleler savurmaktan başka bir şey yaptığımı hatırlamıyorum şimdi düşününce.Hep kilo problemim olduğu için lise hayatım boyunca bir erkek sinekle münasebetim olmadı.Ben genelde okulun popüler çocuklarının ''sadece kankası'' olan tiplerdendim.Çoğu kez kız çocuğu olduğumu unuttukları da olurdu.Vücudumdaki ağır yağ kütlesinden mütevellit hımbıldım,tembeldim.Vücudumdan memnun olmadığım için abidik gubidik işlere kalkışarak kendimi daha ucube hallere soktuğum da olmuştu.Gözlerimi simsiyah boyar,aklıma estikçe oramı buramı deldirirdim.İki günde bir evde kıyametleri koparır ''ben okumak istemiyorum'' nidalarıyla yeri göğü inletirdim.Bir Allah kulu da çıkıp enseme iki patlatıp ''adam ol lan yetti senin bu ergenlik bunalımın'' demezdi.Hayatım boyunca hiç ders çalışmadım ben hep son dakika yırtan ballı tiplerdendim.Lise sondayken devamsızlıktan sınıfta kaldım,aslında pratikte kalmadım ama teorikte kalmıştım.Benim yaşımdaki kızlar okuldan kaçıp,kokuşmuş tostçularda gizli saklı sigara içer,arabesk kafelerde sivilceli bebelerle işi pişirirken ben okuldan kaçıp kaçıp eve gelir uyurdum,uyumadan önce de bir tencere makarnayı gömerdim mideye.Hal böyle olunca devamsızlıktan sınıfta kaldığım çıktı ortaya.Annem kıyametleri kopardı,babam -ki beni bu iki ucu boklu değnek durumundan kurtarması tek bir sözüne bakacakken-inat etti,bırak kalsın aklı başına gelsin dedi.Ulan üniversite sınavına girip herkesi şaşırtarak kazanmışım ilk senemde ama gel gör ki liseden mezun etmiyorlar beni derken hopp annem duruma el koydu ve ben ucu ucuna mezun olup kendimi üniversite kapısında buldum.Sınav sonuçlarını beklediğim o yaz hayatımın dönüm noktasıydı,artık kilo verip ben de o sıska kevaşeler gibi olmak istiyordum.Önce pamuk yuttum,sonra kusmaya başladım.Anoreksiya serüvenim böylece başladı.Şimdi bunu okuyup da beynindeki ampülleri yakmaya başlayan varsa aman diyim ben ettim siz etmeyin gençler,sonradan çok fazla zararını gördüm hayatımda.Her neyse üniversiteye başladığım gün 46 kilo el kadar bir kızdım.Ve aynaya baktığım zaman artık gülümsüyordum,okulun merdivenlerinden çıkarken en az 3 kişinin bana baktığını hissediyordum.Bu bakışlar beğeni doluydu tabi ve alışık olmadığım şeylerdi.
    ***
  Üniversite bambaşka bir dünya olacak sanmıştım.Her gece eğlenceler,kampüs çimlerinde kızlı erkekli yayılmacalar,konserler,etkinlikler,kültür bombandırmanı.Kolumda Amerikan kolej filminden fırlamış cillop gibi,bana tapan bir bebe,uzun soluklu ve insanların hayranlıkla baktığı bir ilişki.Sonrasında okul biter evleniriz,süper bir evimiz olur.Ultra modern bir kaynanam ve kayınbabam da olacak tabi ve son sahne yeni evli çifti nikahın ertesi günü Amerikaya master yapmak için yollanır.En temizinden evliliğin ilk 5 senesi çalışmaz,kendimizi ilim irfan yoluna veririz,bize ailelerimiz bakar nolcak ki,hem bu arada Amerikada pineklemeyiz sadece canım,bir yandan da dünyayı bisiklet tepesinde gezen hippi bir çift oluruz.Çocuk mu yoo dostum yoo bak o hiçbir zaman hayallerimin bir parçası olamadı.Benim çocukla ilgili tek hayalim beyaz bir herifle sevgili olup zenci çocuk sahibi olmaktı,bunu da ne zaman bir manitamın yanında dile getirsem enseme tokatı yedim zaten.Her neyse olay böyle olmadı tabi.İlk hafta sınıftan üç velet,çıkma teklif etti (bu lafa da pek uyuz olurum,pek çocukca gelir ama hakikaten yapılan teklifler de pek bebek işi olduğundan duruma en uygun ikileme bu oldu üzgünüm).Nerdeee hayallerimdeki kolejli bebe nerdeee bu üç zirzop.Biri Kayseri'nin bağrından kopup gelmiş muhafazakar bir arkadaşımızdı,hayvan herif teklifin beşinci dakikasında ''yaa var ya Ekimoza sen kapansan çok tatlı olursun inan bak tesettür sana çok yakışır''dedi.Kapalılığa karşı olduğum sanılmasın aksine insanların özgürce yaşamasından yana saygılı ve bir o kadar hümanist bir ablanızımdır ama be göt adam höst yani bi ağır gel demezler mi adama.Baktım ki ben bu adamı kabul edersem hayatım kaynana evinde pastırmalı yumurta yemekten öteye gitmeyecek,reddettim yavrucuğu.Sonra Finikeli bir portakal veliahtı çıktı karşıma.Herif bir evin bir oğluşu,üstelik üniversiteye ilk geldiğinde uzatmalı bi manitası vardı hatun başka bir şehirde okuyordu ama iki günde bir bizim memleketteydi.Gözümün önünde yemedikleri nane kalmamış zamanında,hem herifin niyeti belli uzaktan ilişki sıkmış bebeyi eve atacak hatun arıyor,hal böyle olunca bunu da kibarca reddettim.Sonuncu talibim de zaten benden 10 cm kısaydı,ayrı dünyaların insanlarıydık yani,hakikaten ayrı ama benim etrafımda yağmur yağarken onun etrafı günlük güneşlikti malum yükselti farkı.Sonra bu heriflerin hepsi bana düşman oldu hatta arkamdan ileri geri konuşmaya başladılar.Üniversitenin ilk senesi böyle geçti.Eğitim hayatımda pek parlak sayılmazdı,ilk zamanlar takındığım idealist tavırlar,yok işte okulda kalırım,yüksek lisansı çakarım tavırlarım yerini sene sonuna doğru ''oğlumm ya yaz okulunda 3 ders seçsem,seneye ikisini alttan alsam,yok yarım dönem uzatsam'' tarzı hesap kitap işlerine bıraktı.O yaz,başıma gelecek olaylardan bihaber yaz okulu ders seçimimi yapıp beklemeye başladım.Hayatımı alabora edecek olaylar tam da o yaz başladı.......
                 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...