10 Eylül 2013 Salı

Sevgili olunmak nasıl bir şey ?

Merhaba kızlar,
Bende bir acayiplik var.Modum değişti sanki.Kendimi tanıyamıyorum.
Ayağım da bir süreden beri alçıda olunca,mecburi istirahat etmek durumda kalınca olanlara nasıl tepki vereceğimi şaşırdım.
Bundan bir saat öncesine dayanıyor,bir ilişkimi yine sonlandırır-gibi-oldum.Gibi oldum bakın,bitti de değil.
benim doğru düzgün bir ilişkim olmayacak mı ?Söyleyin kızlar bir sevgili ilişkisi nasıl oluyor !
Ya karşıma bana uygun biri çıkmıyor.tanıdıkça çok ayrı olduğumuzu düşünüyorum.ya başka bir anlamda beraber olmak isteniyor,karakterim,kalbim,huyum,sevdiklerim sevmediklerim onları ilgilendirmiyor,ya kimisi varolan çevremdeki saygınlık için kendine yakıştırdığı için !
Çok mu yakın,çok mu konuşkan,çok mu saf oluyorum diyorum.bu kez kabuk örüyorum.
-senin gibi birinin hayatında biri olmadığına inanmıyorum,diyrolar
çıldırıyorum.
elmanın çöpü armudun sapı çok inceliyorsun diyorlar.Yok ya !İnan onu da yapmıyorum!
-çok mesafeli çok soğuk duruyorum herhalde diyorum.
-evet beğenildiğini anlayınca öküzleşiyorsun ,diyorlar.
öküzleşmek şöyle ,olduğunun dışına çıkmak,fazla kendini beğenmişlik gibi yani.
Bu son ilişkimde arkadaşla önceden beri tanışıyoruz.Ama benim ona karşı önyargılarım var.DI.daha tam geçti mi bilmiyorum.
Ne kaybederim ki diye verdim.Ama buzdolabı gibi konuştum.ama o ! Durumu benim düşündüğümden çok daha farklı bir şekilde ortaya koyunca beni tanımayı çok istediğini,niyetini açıkca dile getirince tamam dedim.
Arkadaş turizmci.Çalışma şartları elbet biizmkine benzemiyor.Tabi şu yaşadığımız koşullarda her birimiz farklı çalışıyoruz değil mi sonuçta.Mesela ben ayağım rahatsız olmasa bugünlerde ben de koşturup duracaktım.Onun aramaması,ilgisiz olması,mesajlara verdiği yanıt,şu bu bana batmayacaktı.Gece hadi böyleydi.gündüze döndü arkadaş vardiyada.Yok,o zaman hiç konuşamaz olduk.Dün hiç konuşmadık.ondan önceki gün de sadece toplasan 10 dakika konuştuk.Mesajlarda tık yok.Tanımak için hiç bir çaba sezmedim.diğer taraftan yaşantısını,ailesini anlattı.
ayağımın böyle olduğunu biliyor da.bilse ne çare .Belki de gerçekten zamanı yok.Ama böyle olursa nasıl tanıyacağız ki birbirimizi!
şimdi ben evde oturmaya böyle boş boş,alışık değilim ya ,onun da iş şartları böyle,konuşamıyoruz arayamıyoruz ya hani diyorum kendi kendime "ACABA BEN TRİP Mİ YAPIYORUM"
uzak mesafe ilişkileri işte...Aslında yakını da gördük o da bir başkaydı.En azından bu arkadaşım daha sosyal ,konuşmayı seviyor,uyumlu da,çalışıyor da,turzmi seviyır,severek yapıyor ,kendiyle barışık biri.
ne dedim biliyor musunuz:
bu şekilde ne ben seni gerçek halinle ne de sen beni tanıyorsun.En iyisi kasımda yüzyüze görüşelim dedim.İhza etmeye çalıştı.Ben bu istekte kararlı olunca "peki o zaman kasımda sen buraya gelince yüzyüze görüşürüz " dedi.
ah böyle deyince de sular duruluyor tabi !
Anlayacağın ilişkimizi kasıma kadar ditfirize koyduk.
Herkesin ilişkisi mi böyle ,yoksa benimki mi bri başka !

Biraz kendimle bu konuda hesaplaşmak istediğim için,doğrusunu eğrisini düşünmek için yazdım.Bir de 5 ay süren bir ilişkiden başka uzun bir ilişkim olmadı.Yaniondan başka kısa kısa...söylediğim nedenlerden dolayı bitirdim hep. Yoksa ben uzun süreli ilişki insanı değil miyim !bir ilişkiyi sürdüremiyorum ya!

Esasında çevremdeki 29 yaşına geldin hadi evlenmen lazım demelerine pek takılmıyorum.Yaş için değil ama güzel huzurlu aynı dilden konuşabildiğimiz,ce desem ne iyeceğimi bilecek ,kaşımı gözümü bilecek,ortak şeylerden zevk alabileceğimiz ,olmasa bile benim ona uyduracağıum,onun bana uyduracağı ,uyumlu bir birliktelik istiyorum ben de.Evlilik için ben de kendimi hazır hissettiğim söylenemez.Ama o kişiyi bulduğumda,o da öyle düşündüğünde benim gibi neden olmasın .

aman neyse işte,
bir içimi dökeyim dedim.İsteyen yazsın bana.Olur mu ?

Sevgiyle kalın...

 

11 Ağustos 2013 Pazar

sırtından vurulmak




hayatınızda samimiyetsizlikle hiç karşılaşmamışsanız eğer,
herkesi kendiniz gibi bilmişseniz,
sevdiklerinizin istekleri sizin vaktinizden, işlerinizden,
isteklerinizden daha ön plandaysa;
tebrikler!

bu acıyı tadacaklardan biri olmaya adaysınız demektir!

her anında yanında olduğunuz,
acısını tatlısını gık demeden paylaştığınız,
hakkında kötü konuşulduğunda dehşetle savunduğunuz bir "dost"unuz
itinayla bu işi yapmak için sizi seçecek.

gururlusunuz değil mi?
siz seçilensiniz, tadını çıkarın.

önce hakkınızda söylediklerini duyacaksınız.
nasıl olur, ben böyle birşey yapmadım ki diyerek
zavallı bir savunma içine gireceksiniz.
sorumluluklarınızı yerine getirmemiş,
onun söylediği kötü lafların asıl sahibi konumuna sokulmuş,
başkaları tarafından nefret edilesi hale getirilmiş biri olmanın,
yeni karakterinizin tadını çıkarın!

sırlarınız ifşa edilecek,
dostlarınız zor durumda kalacak,
ailenizin bile yüzüne bakamayacak hale geleceksiniz.

üstelik hiç yapmadığınız işler yüzünden.

samimiyetle kucak açtığınız,
birlikte nefes aldığınız insanın aslında en başından beri
açığınızı aradığını farkedeceksiniz.

neyse ki etrafınızdaki herkes sizin iyi bir insan olduğunuzu
ve tüm bunların suçlamadan ibaret olduğunu
anlayacak kadar akıllı.
tamam, telaşa gerek yok. 
 birazcık acıyacak sadece.

sırtınızda delik aramayın.
vuruldunuz ve oraya oturan bir taş var.
akciğerleriniz adeta ak misket artık,
büzüldüler ve minicik kaldılar.
panik yapmayın, bu nefes alamama hali geçecek.

siz insanların "ondan uzak dur" demelerine gururunuzdan pay vermemiştiniz
işte ağzınızın payını aldınız.

tebrikler, artık siz de fazlalıkları olanlardansınız.




29 Temmuz 2013 Pazartesi

Asla Bırakma!!!



Bu hikayeyi izlemenizi istiyorum.Sizin de hayalleriniz olursa bırakmamanız ve mücadele etmeniz için bir sebebiniz olur.Bir çok kişi yıldırır ;Bir kişi cesaret verir.Ya yanında olursunuz ya engel olursunuz insanlara.
Siz hangi taraftasınız ;)

25 Temmuz 2013 Perşembe

32 yaşındaki Hatice Özkan 2 üniversite okuyor !

İzmir’de doktorların 2 yıl ömür biçtiği 32 yaşındaki Hatice Özkan, vücudunda tek hareket ettirebildiği sağ ayak parmağıyla yattığı yerden bilgisayar kullanarak 2 üniversitede birden okuyor.

Hatice’ye, 10 aylıkken, vücudundaki istemli kasların günden güne kuvvetsizleşerek erimesine yol açan ve ALS hastalığının bir benzeri olan Spinal Müsküler Atrofi (SMA) teşhisi konuldu. Bacaklarında başlayan kas erimesi, boynuna ve kollarına yayılarak Özkan’ı tekerlekli sandalyeye mahkûm etti. Okulda yanında oturan annesine öğretmen “Herkes annesini yanında istiyor” diyerek Hatice’yi bir daha okula getirmemesini söyledi.

İlkokul, ortaokul ve liseyi dışarıdan bitiren Hatice, 2009’da Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü kazandı. Kendisi de ALS’ye yakalanan göz doktoru Alper Kaya’nın hazırladığı programla bilgisayar kullanmaya başlayan Hatice, eğitimine devam etti.

2011’de girdiği üniversite sınavında Manisa Celal Bayer Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü’nü kazandı. Ancak örgün eğitim yapıldığı için buradan kaydını sildirdi. 2012’de üçüncü kez girdiği sınavda bu kez Erzurum Atatürk Üniversitesi Adalet Meslek Yüksek Okulu’nu kazanan Hatice, buraya kaydını yaptırdı. Hatice, vizelerine bilgisayarından, finallere ise üniversitelerin belirlediği merkezlerde giriyor.





Bugün bu haberi okuduğumda çok duygulandım.Şikayet edicek bahane edecek öyle çok şey buluyoruz.Aslında önemli olan sadece istemek buda en büyük kanıt bence bize.Ders alabiline tabiki.Hayatı en güzel şekilde geçirmek dileğimle...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

... BÜTÜN KIZLAR TOPLANDIK ... Template by Ipietoon Cute Blog Design and Waterpark Gambang